Çeviri tarafından desteklenmektedir

Enez Kalesi

Eski çağlarda “Ainos” olarak bilinen, bu günkü Enez, Kuzey Ege sahilinde Meriç (Hebros) Nehri’nin denize döküldüğü alanda kurulmuş eski bir yerleşim alanıdır.

Antik Ainos kenti denizden yüksekliği 25 m olan miyosen kalker bir yarım ada üzerinde kurulmuştur.

Bugünkü Orta Çağ Kalesi, Eski Çağda üzerinde dini ve siyasi yapıların bulunduğu kentin akropolisini oluşturuyordu. Eski Çağın ünlü tarihçisi Herodotos ve coğrafyacı Strabon, Ainos'un iki limanlı bir kent olduğundan söz ederler.

Enez’de bugün kalenin güney- güneybatısında yer alan Dalyan Gölü ve şehrin doğusundaki Taşaltı Gölü antik Ainos kentinin biri lodosa diğeri poyraza karşı doğal dış limanları idi.
Meriç (Hebros) Nehrinin zamanla sürüklediği ve halen sürüklemekte olduğu alüvyonlar delta oluşturarak, kuruluş döneminde deniz kenarında olan Enez’i, bugün yaklaşık 5 km içerde bırakmıştır.

İlk Çağda Ainos, Balkanları Anadolu ve Ege’ye bağlayan kara, deniz ve nehir yollarının kesiştikleri zorunlu geçiş yolu üzerinde kurulmuş önemli bir liman şehriydi.
enez-antik-yol
Via Egnatia / Baba öldüren / Roma Yolu    Enez’in önemi yalnızca bu limanlardan kaynaklanmıyordu; o dönem için karayolları da oldukça önem taşıyordu. MÖ 2. yüzyılda Romalılar tarafından yapılmış olan
“Via Egnatia” askeri ve ticaret yolu, bilindiği gibi İtalya’da Brindizi’den başlar ve İstanbul’da Beyazıt’ta son bulur.

Ainos’un yaklaşık 24 km kuzeyinden geçen bu yola, genişliği 3.50 m olan iri blok taşlarla döşenmiş ara bir yol ile bağlı bulunuyordu. Halk arasında “Baba öldüren kaldırım” olarak bilinen bu yol, Enez-Fere arasındaki bağlantıyı sağlıyordu.

Antik Ainos kentine doğu taraftan Taşaltı Nekropolisinin (mezarlığın) önüne ulaşan yol, bu mevkide irili ufaklı taş döşemesinden oluştuğu kalıntılardan anlaşılmaktadır.
Eskiden, kente gelen ziyaretçiler önce ölüleri selamlarlar, daha sonra kente girerlerdi. Bu nedenle yolların çoğu Antik Çağda genellikle mezarlıkların arasından ya da önünden geçerek kente ulaşırdı.

enez-kale
Enez - AiNOS Kale    Enez (antik Ainos) Kalesi, yüksekliği 25 m olan bir surla çevrilidir.Kale duvarları, 16 adet kule ile desteklenmektedir.

Kalenin batısındaki duvarlara bitişik durumda, kuzey ve güney tarafları 3.00 m kalınlıkta duvar ve kulelerle desteklenmiş oldukça büyük iç limanı yer almaktadır. Kale ve mendireklerin yapımında çeşitli dönemlere ait devşirme taş malzemeler kullanılmıştır.

Özellikle kale girişinin solundaki duvarlarda kullanılan ve Hellenistik döneme tarihlenen kabartmalar ile yazıtlı taşlar günümüze kadar hem sağlam vaziyette ulaşmalarına neden olunmuş hem de duvarlara seyirlik durum sağlamıştır.
Söz konusu taşlardan mezar steli olanın üzerinde bir av sahnesinin betimi, bir tapınağın frizlerine ait olduğu anlaşılan kabartmalarda ise, savaş sahneleri yer almaktadır. Kalenin biri doğu tarafta diğeri ise kuzey tarafında olmak üzere iki kapısı bulunmaktadır.

ainos-ayasophia
AiNOS Ayasophia    Herodotos, Enez’in ilk olarak MÖ 7. yüzyılda, İzmir’in kuzeyinde yerleşmiş olan Aioller tarafından kolonize edildiğinden söz etmektedir.

Kolonizasyon sırasında (Aliağa) bölgesinde yer alan antik Kyhme, Midilli (Mitylene) ve Gelibolu’dan, yeni bir yurt arayışı içinde, gruplar halinde gelen insanlar tarafından bir ticaret merkezi olarak, daha doğrusu ana kente hammadde ulaştırmak amacıyla, Meriç Nehri’nin ağzında Ainos adıyla bir şehir devleti olarak kuruldu.

O dönemde Ainos kentinin bulunduğu yerde Trakların köy kentleri Poltiobria ve Apsintos adıyla iki kent bulunuyordu. Bütün bu bilgiler antik dönem tarihçilerinden öğrenilmektedir.

Enez’in mitolojik kurucusu ise Eneas (Aeneas, Aineias) olarak zikredilir.
Eneas, Troya’nın efsanevi kralı Priyamus’un yeğenidir. Söylenceye göre, Troya savaşı kaybedilince Eneas yaşlı babası ve çocuğuyla birlikte İda Dağı’na sığınır.
Orada gemiler yaptırdıktan sonra denize açılır ve bugünkü Ainos’a gelerek orada bir kent kurar. Daha sonra yine denize açılan Eneas, önce Roma’yı, sonra Kartaca’yı kurmuştur. Bundan dolayı Ainoslularla Romalıların akraba oldukları söylenir.

Bu akrabalık Roma Çağında Ainos’a önemli avantajlar sağlamıştır. Roma, Ainos’ı ele geçirdikten sonra, kendisine vergi vermek şartıyla istediği gibi çalışmak, ticaret yapmak gibi önemli çıkarlar sağlamıştır. Böylece Ainoslular hiç savaşmadan iç işlerinde Roma Çağı süresince serbest kalırlar.

Kent, Eski Çağda birtakım badireler de atlatmıştır.
Örneğin;
Pers Kralı Darius M.Ö. 513-515’te İskitlere karşı yaptığı seferden sonra Trakya’yı, dolayısıyla Enez’i ele geçirir.
Ayrıca, Enez daha sonra MÖ 480’li yıllarda Pers Kralı Kserkes’in, Yunanistan’a yaptığı sefer sırasında Perslerin hâkimiyetine girer.
Kserkes M.Ö. 480/479 yılında Atina ve bağlaşıklarına karşı yaptığı savaşı kaybedince, Ainos tekrar bağımsızlığına kavuşur ve Atinalıların kurduğu Attika Delos Deniz Birliği’ne üye olur.
Bu birliğe uzun yıllar üye kalan Ainos, M.Ö. 4.yüzyılın ortalarında Makedonya egemenliğine girer.
Hellenistik Çağda sırasıyla Ptolemaios ve Seleukosların egemenliğine girer.
MÖ 190’da Romalıların bütün Trakya’yı ele geçirmeleriyle Ainos Roma’ya bağlanmıştır.
Uzun süre Romalıların egemenliğinde kalan kent Roma’nın, 395’te Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrılmasından sonra Bizans’ın (Doğu Roma) hâkimiyetinde kalır.

Bizans çağında bölgenin başkenti olarak çok önemli bir ticaret merkezi konumundaydı. İmparator Justinianus tarafından, kale surları kuzeyden gelen Slavlara karşı onarıldı.

has-yunus-turbesi-enez
Has Yunus Bey Türbesi    Geç Bizans Çağında ise Ainos, Genovalı (Cenevizli) Gattelusio ve Doria ailelerinin hakimiyetine girdi.

Ainos, Genovalıların hâkimiyetinde kaldıkları dönemde (200 yıl) aşağı Rodop bölgesinin Thasos (Taşoz), Samothrake (Semadirek), Mitylene (Midilli) Adası olmak üzere Çanakkale Boğazına kadar uzanan toprakların prenslik merkeziydi.

1456 yılında Fatih Sultan Mehmet, Edirne’de bulunduğu sırada ordusuyla İpsala’ya, denizden de Has Yunus Bey komutasındaki donanma Enez açıklarına gelerek demirledi.

Bu filoyu gören halk yapacak bir şeyin kalmadığını anlayınca, savaşmadan şehrin anahtarını Fatih’e teslim etti. Fatih’in Enez Kalesinde üç gece kaldığı rivayet edilir.